5 Haziran 2012 Salı

SENI ARADIM KADEHLERDEKI DUDAK IZLERINDE

 Evet bir YGS yi daha ÖSYM ye bela okuya okuya atlattık.Şimdi burda sınav muhabbeti yapıp canınızı sıkmak istemiyorum sevgili okurlarım bu yüzden direkt olarak sevdiceğime geçiş yapıcam ve sınavdan yaklaşık 1 hafta önce yaptığımız telefon konuşmasından bahsedicem.Doğum günümde yine biricik arkadaşım caterpie'la içiyorduk.Ama bu sefer aklımda sevdiceğimi aramak gibi bir fikir yoktu inanın.Sağolsun benim düşünceli arkadaşım sırf sevdiceğimle konuşabiliyim diye telefonuna dakika yapmış.Benden daha meraklı gözlerle bana bakıp 'Hadi sevdiceğini arayalım ' dedi.Bende gayet masum duygularla 'Daha yeni aradık ya kızabilir,ygs den bir gün önce ararız 'dedim.Tabi kız dakika yapmış telefonuna hiç aramadan rahat eder mi?Tam arama tuşuna bastı zor aldım elinden telefonu ,kapattım.Sonra bir baktık sevdiceğim arıyor,ama ödemeli.Olsun bu günlari de gördüm ya,gam yemem artık.Neyse dedik madem konuşmak istiyor arayalım bizde.
Aradım Naber dedim.İyidir de sen kimsin? dedi.Dedim, ne çabuk unuttun beni.Yok unutmadım geçende aradın da ben seni merak ediyorum kimsin sen ? diye sordu tekrardan.Ben her zamanki gibi kendimden emin ''Sevdiceğim'in sapığııı '' dedim.Güldü 'bak burda seninle konuşmak isteyen biri var dedi ve telefonu kızın birine verdi.Kız da aklı sıra dalga geçiyor benle 'Sen niye benim sevgilimi arayıp rahatsız ediyorsun 'dedi. Ben de 'Sevgilim derken?' dedim.'evet sevgilim tabii ki öyle değil mi hayatım''falan dedi sevdiceğime.O hödükte arkadan evet canım diye onay veriyor.Dedim ' ne komik şeysin sen ya' . ' sen daha komiksin'dedi kız bana.'Nerden buldun sevgilimin numarasını?' 'inanmazsın ama kendisi verdi' 'İnanırım ya,ama ayrılık sebebisin yani şuan '.'Senin adın neydi?' Napıcaksın sen adımı?'.'Sapıklık yapıcam'.' Sen herkese yaparmısın böyle sapıklık ,sana numarayı versek falan?'.'Yok ya ben sadece Sevdiceğime özel çalışıyorum'.'Bak burda Deniz var bizim onu verelim sana hem çok hoş çocuktur '. 'İstemem ya sevdiceğim var zaten benim '.Sonra deniz aldı telefonu 'Naber?' 'iyidir Deniz senden ' ' iyiyim bende,adın neydi senin?' 'Cig- hasiktir öhömm ,Sevdiceğim'in sapığııı' . 'ooo çocuğun sapığı var be,şu an gözümde bir level daha atladın oğlum ' kısa bir muhabbetten sonra tekrar kız aldı eline telefonu ve saçmalamaya devam etti. 'Senin burcun neydi ya?' 'Koç' 'o zaman doğum günün var yakınlarda ' 'ya siz sevdiceğime versenize telefonu,onunla konuşmak için aradık heralde ' 'Seni istiyor ' diye verdi telefonu tekrar sevdiceğime. 'kimdi o şırfıntı dermişim ama demem kalitemi bozmam yani ' 'ne ? anlamadım hiç bişey' 'boşver,kimdi o kız?' 'sevgilim ' 'tabi,isim ver bana' 'tanımazsın boşver' 'o kadar emin olma, bir çok şey biliyorum hakkında' 'wow iddalı laf ' ' e biraz,eee napıyorsun ?' 'takılıyorum öyle kendi kendime ' 'Kendi kendine niye takılıyosun ,gel benimle takıl ' 'kimsin ki sen,adını bile söylemiyorsun' 'söylersem ne değişicek ki' 'amacın sapıklık yapıp merak ettirmek mi? ' 'olaya niye sırf birine sapıklık yapmaktan zevk alıyormuşum gibi bakıyorsun ki,bakış açını değiştirirsen bazı şeyleri daha kolay anlayabilirsin' 'Yaa ne istiyosun ki benden ,kendi halinde sıradan bir adamım ben ' 'Sana demiştim dimi,benim olmazsan taciz ederim diye:D' 'evet demiştin,o zamandan beri de arayarak taciz ediyorsun zaten ' 'Çok mu rahatsız oldun ' 'anlamadım ki ben senin derdini GÜZELİM hem benim sevgilim var ' 'hı hı tabii'  'niye benim sevgilim olamaz mı ?' 'bilmem,şu dünyada sana aşık olucak benden başka salak yoktur heralde ' 'sen niye oldun?' 'bi bilsem,inan seni gördüğümden beri bu soruyu soruyorum kendi kendime' 'bok mu vardı beni seçtin'  'bilmem,ama ben yaptığım hiç bişeyden pişman değilim ' 'biz taksimdeyiz yakındaysan gelsene ' 'gelemem şimdi işim var ' 'istanbulda yaşamıyorsun dimi ' 'Hayır ' 'peki ..... lisesinde mi okuyorsun?' 'Bak bunu söyleyemem işte ' 'ben seni öyle kabul ediyorum ,peki 93 lümüsün ' 'hayır' 'emin misin ' 'Evet ' 'neyse birazdan numaranı yollayıp kim olduğuna bakıcam zaten ' 'iyi nasıl istersen ' burdan sonra arkadaşlarına bişeyler mırıldandı sonra bana döndü 'neyse ya kapatayım ben kafamda güzel zaten' 'benim de ne tesadüf' 'kapatıyorum ben o zaman bye bye ' 'bye bye ' dedim ve kapattı.Ama yaklaşık 12 13 dk konuştuk o akşam.Hayatımda onunla yaptığım en uzun konuşma buydu.ve bana ilk defa bi sevgi sözcüğü kullandı belki de 'güzelim'. Hemde aitlik eki -im le  birlikte. :D bundan sonraki konuşmamızı 2 ay sonra falan düşünüyorum ama belli de olmaz.Gerçi şu sıralar ciddi bir ilişkiye adım atıyor gibiyim ama gel gör ki kimse bir Sevdiceğim olamıyor gözümde.Bakalım ilerleyen bölümlerde nolucak.

DENIZLER ASTIM GELIYORUM BILIRSIN DERDIM SENINLE

Şaka maka YGS ye 15 gün kaldı lan.Başlarda pek sallamıyordum ama şuan yumurta-göt olayının en canlı örneklerindenim sanırım.Aslında yine bir panik strest durumu söz konusu değil fakat bari son günlerde çalışıyım taze bilgilerim yanıma kar kalır gibisinden salakça bir düşünceye kapıldım ve piyasada ne kadar kitap varsa topladım çalışmaya koyuldum.Bakalım bunlar beni bir Boğaziçi bir Koç öğrencisi yapabilecek mi.Aslında sınavdan önce beni en çok gaza getirecek şey sevdiceğimle konuşmak olucak sanırım.Sonuçta sınavı kazanmak benim için sorun değil önemli olan istanbul'a onun yanına gidebilmem.Biraz da bu yüzden endişeleniyorum sanırım.Çünkü kalkıp Cambridge'e de gitsem okumak için,aklım İstanbulda olucak.Tamam Cambridge biraz uçuk oldu onu Ankara'yla değiştirelim.Yani tek yol istanbulda iyi bir üniversiteyi kazanmak benim için.Ne diyodum hah sevdiceğimi arayacağım bir  gece önceden.Söyleyeceklerimi şimdiden hazırladım bak:
  Ben:Naber?
  Sevdiceğim:İyidir ya senden?
  B:Yarın sana ulaşmak için önümdeki engellerden bir tanesini daha kaldırıyorum aşkitooom
  S:He?
  B:Sana seneye yanındayım demiştim,umarım sizin civarda boş daire vardır.Ya da boşver bence aynı evde ka...
  -Dııt dıt dıt dııııt
 
Evet telefonu yüzüme kapatabilir böyle bir ihtimal var ama kapatmayadabilir hatta başarılar falan da dileyebilir sağı solu belli olmuyor şu günlerde.Geçen Caterpie'ylayız yine.Bir yere oturduk sakin sakin biralarımızı yudumluyorduk.Tabii 3.biraya geldikten sonra bizim kafalar yine gitmeye başladı.Caterpie'ın da telefonunda beleş dakikaları varmış.Tabii bizimki daha önce bütün sevdiceklerine kızıp numaralarını sildiğinden dolayı sarhoş olunca arayacak kimsesi yok.Döndü bana:Hadi seninkini arayalım dedi.İşte benim en zayıf noktam.Bana biraz gazı ver Boğazköprüsüne ''...... Benimle evlen!'' diye pankart asarım e kafamda güzel baştan bir yok mok dedim ama sonradan bir baktım senaryo yazıyorum.Sonuçta benimde sapık olarak bir prestijim var öyle sarhoşken arayıp ağlanmayı sevmiyorum ben telefondan.Senaryo şu:Caterpie konuşucak.Sevdiceğim telefonu açtığı gibi:
''Bana bunu nasıl yaparsın ya,o kız bana geldi ağza alınmıycak hakaretler etti senin umrunda değil,hani beni seviyordun ,genç kızlık duygularımla oynadın'' diye yardıracak ve sevdiceğimin açıklama bile yapmasına izin vermeden sürekli konuşacaktı.Neyse aradık.Baştan herşey plana uygun gidiyordu.Tabii Caterpie'ın kahkahalarını hesaba katamadık.Kız gülmekten konuşamadı ki.Sonrada kapattık.Noldu,ne dedi?diye sordum.Baştan bir şaşırmış.Ne?falan demiş.Sonradan kahkahalarla gülmeye başlamış.Dedim ''Al telefonu tekrar ara yüzüme nasıl kapatırsın diye söylenmeye devam et''.Caterpie dediklerimi aynen yaptı.Tabii muhabbetten kahkahalar hiç eksik olmuyor bu arada.bir ara ben aldım telefonu sesini duymak için tam da o esnada ''Benimde canım sıkılıyordu,iyi oldu''gibisinden birşeyler sayıklıyordu.neyse Caterpie devam etti konuşmaya.Yine gülmeye başlayıp kapattı telefonu.Akabinde özet geçti bana,bizimki yüzüme kapattın deyince sevdiceğim yine kahkahayı koparıp ''Bravo ya oscarlık performans  altınportakal falan alayını toplarsın sen bunla'' demiş.Ha bir de ''O değilde bayadır aramıyordun sen nerden aklına geldim?''demiş bebişim yaaa.O da özlemiş beni belli.Tabi ben bunu duyunca dayanamadım bir de ben arayayım dedim.Açtı tekrar alo diye o karizmatik sesiyle.''Nerden aklıma geldiğini mi merak ettin?Aslında beleş dakikalar vardı onları değerlendirelim dedik ha tabii bir de senin o karizmatik sesini duymak için''dedim sevdiceğim konuşmaya başladı ama sağolsun caterpie aradan ''O dazlak kafana rağmen karizmatik olan sesiniiiiii''diye bağardığı için onu susturmaya çalışırken sevdiceğimin dediklerinden bir cacık anlamadım.Sonra bir baktım yüzüme kapatmış.Sonra caterpie ''dur bi daha arayalım''diyerek telefonu elimden kaptı.Bende pek itiraz etmedim 3 defa aramışız 4.ye arasak nolurdu ki.
Caterpie:Son dediğini anlayamadık biz?
Sevdiceğim:Karnım aç benim ya yemek yicem
C:Karnın mı aç?!
S:Evet karnım aç dışarı çıkıyorum hadi bye bye

Sanırım sevdiceğimin kafa da o ara güzeldi.Bye bye falan acayip şaşırttı beni.Neyse işte en son konuşmamız bu oldu bir sonraki de büyük ihtimal 31 mart gecesi olucak.Ayrıntılarını bir sonraki yazımda anlatırım.

BIR KERE DAHA YANDIMAMA CANIM GORDUGUME SEVINDIM

Yaklaşık 6 ay falan olmuştu onun yüzünü görmeyeli,o gece karşılaştığımızda.Sadece 10 15 saniye görebildim yüzünü,ama sanırım bu bana bi 6 ay daha yetebilirdi.Öyle özlemiştim ki gözlerine bakmayı.Şimdi herşeyi başından anlatmaya başlıyorum.Yıllığa fotoğraf çekinmek için o akşam Viglitafla buluşup kuaföre gittik.Saçımızı başımızı yaptırıp bir güzel süslendik.Gerçi o süsde pek bi boka yaramadı çünkü fotoğrafçıda öyle amele pozlar verdim ki milletin o fotoğrafta saçlarıma bakmaya vakit bulamadan sayfayı çevirmeleri hem onların hemde yıllığa bakan ailelerinin ruh sağlığı açısından büyük önem teşkil ediyordu.Neyse fotoğraftaki ameleliğimin tam aksine gerçekte baya hoş olmuştum.Fotoğrafçıdan çıktıktan sonra bir şeyler içmek için caddenin aşağısına doğru yürümeye başladık.Daha yolu yarılamadan Viglitaf ''O cafe çok aşağıda kalıyo bea buralarda bi yer bulalım''deyip beni 180 derece çevirdi ve geldiğimiz yolları geri yürümeye başladık.Yaklaşık bir 10 dk sonra bir baktım karşıdan O geliyo.Baştan pek emin olamadım sakallarını falan kesmişti,yaklaştıkça Sevdiceğim olduğundan emin olmaya başladım.Sonra arkadan ağır ağır Ilhan Şeşen'in ''Gördüğüme sevindim '' adlı o güzide eseri çalmaya başladı.Tabii beynimde.Akabinde de ''Viglitaf,viglitaaf,Viglitaf!''diye yanımdaki viglitafı dirseğimle dürtüklemeye başladım istemsizce.Bu esnada Sevdiceğim de bana bakıyordu.Sonra Viglitaf ''he?''diye kafasını kaldırır kaldırmaz ''Oha''diye beklenen tepkisini verdi.Bizimki de bu esnada Viglitafa bakıyor olucak ki suratında gülmemek için kendini zor tutuyormuşçasına bir ifade belirdi.Yanımdan böylece geçtiii gitti.Tabi bende üzerimdeki şoku atlatır atlatmaz peşine takıldım ama Sevdiceğim hemen gözden kayboldu.Bunun üstüne viglitafın o dahiyane fikirlerinden biri geldi yine aklına.''Ara yine ankesörlü telefondan''dedi.Amaç?''Senin olduğunu anlasın,ama tam emin olamasın,aklında bir belki kalsın yine de''.Kısacası beni yine gaza getirdi.Zaten şu dünyada en çok onun gazına gelmişimdir heralde.Ona da eğlence çıkıyo işte manayla.O an akıl edemiyorsun ki mk çocuğun aklında soru işareti falan kalmazki ben onu aradığımda direk emin olur.Neyse aradım 3 kere alo dedi sonra kapattı.Sonra yine yollara koyulduk.Şu onun habire takıldığı cafeye gitmeye karar verdik.Tam mekanın kapısına geldik baktım bu daha sokağa yeni girmiş arkadan geliyor.Dedim bizi görmeden atalım kendimizi içeri.Biz girdik içeri girmesine de beyefendi girmedi.Bir baktım aşağı doğru kopturuyor.Bende arkasından öylece bakakaldım.Bu olaydan yaklaşık 1 ay kadar sonra arkadaşım caterpie'a  ingilizce çalıştırmak için buluştuk.Bizimkinin de o gün morali bozukmuş.Eski sevgilisini kızın biriyle görmüş.Ben bu kafayla ders falan çalışamam bişeyler içelim deyip beni o sokağa soktu.Tam aynı cafenin önünden geçiyorduk ki balkondan 2 çocuk bizi kesiyordu.Ben de Caterpie'a dönüp aynen şu cümleleri söyledim ''Bak yukardaki çocuklar bizi kesiyo,hadi gidip onlarla çıkalım''.Hemen ardından da aklıma sevdiceğim geldi malumunuz ''Ama yok burda Sevdiceğim ile çok fazla anımız var ona ihanet edemem '' dedim ve dememle birlikte Onun yanımdan geçmesi bir oldu.Hani ayarlasam tutturamam zamanı.Mal gibi niye bağırarak telafuz ediyosam çocuğun adını sokağın ortasında.Hani kıvırma payım falanda yok ,o aslında sen değilsin başka biri diye çünkü eminim şu dünya üzerinde o isme sahip olan tek insan odur.Öyle uniqe bi ismi var yani.Artık şizofren olduğuma emin olmuştur heralde o da.Önümde öylece yürümeye başladı bir baktım kulağını deldirmiş.Bir de ne yakışmış küpe.Ama aynı şeyi saçları için söyleyemeyeceğim.Son karşılaştığımızda saçlarını kazıtmıştı.Kime özendi bilmem ki.Ama her kime özendiyse kıyısından köşesinden alakası yok.Arkadaşlarım bu halini gördükten sonra hala onun adını sayıklamama şaşırır oldular.E haklılar bir yerde.Ama yapıcak bir şey yok.Gittikçe Recep İvedik'e benziyor olsa da ben ona baktığımda aşık olduğum o 12.sınıf öğrencisi gitaristi görüyorum.Ve bu hiçbir koşulda değişmicek sanırım.Neyse çok duygu yüklü bir yazı oldu bu fazla uzatmaya gerek yok onu bu haliyle kimse almaz O da sonunda bana kalır nihahaha:D

13 Ekim 2011 Perşembe

Sorry,I Love You

     Kaç gündür iki gözüm iki çeşme ağlıyorum.Hani bir derdim falan olduğundan değil ha,bildiğin psikopatlık benim ki.Habire Halil Sezai dinleyesim geliyor,kafam dumaaan falan.Önceleri izleyip ağladığım aşk filmlerinin dozunu arttırıp diziye geçiş yaptım mesela.Hemde en acıklısıyla 'Im sorry i love you' diye bir Kore dizisi.16 bölümlük bir şey ama başka hiç bir ülkenin dizilerinde bulamayacağınız bir aşk barındırıyor içinde.Aslında Türk dizilerine benziyor bir kaç yönden ama içinde gereksiz entrikalar yok bunun.16 bölüm gözyaşı var.Ortada yanıcağınız bir durum yoksa oturup bu iki aşığın haline yanabilirsiniz mesela.Bende finali bugün yaptım hala ağlamaklıyım.Millet reklamlarda gördüğü şeylere özenir ne biliyim magazin programlarındaki ünlülerin yaşantılarına falan bende gider aşk filmlerindeki çiftlere özenirim.Ama sadece özenmekle yetinirim çünkü ömrüm billah arasam öyle bir aşk bulamam.Ha bugünkü yazının mesajı ne derseniz bende size bi siktirin gidin hangi yazının mesajı oldu ki bunun olsun derim.O yüzden hiç mesaj aramakla kasmayın gidin bu diziyi izleyin sonra onların ki aşksa sizinki ne diye bir tartışın içinizde en olmadı bir kaç kelime Korece öğrenirsiniz yanınıza kar kalır. 

9 Ekim 2011 Pazar

Just Fuck It

     Ah şu ağzımı tutmayı bi becerebilsem herşey hallolucak Duygularımı niye içimde saklayamıyorum ki ben,birine aşık olduğumuda tüm okul öğrenmese olmaz.Geçen yazıda bahsettiğim bi çocuk vardı hani,heh işte ben o çocuktan geçen yıldan beri hoşlanıyordum. Ağzımı yine tutamadım,aslında pekde önemsemediğim için o zamanlar çocuğun yakın arkadaşlarından birine söylemiş bulundum.Ne biliyim ben gidip hemen yetiştiriceğini.Sonra iş ciddiye bindi ben bildiğin vuruldum bu çocuğa.Yazın sadece facebooktan konuştuk bi kaç kere.Bi de okulda çocuk bana bi kaç kere gülümseyince ben hemen 'tamam ya o da benden hoşlanıyor'etiketini yapıştırdım malumunuz.Ama gelin görün ki kazın ayağı öyle değilmiş.Bunu da yine aynı kişiden öğrendim.'Abi seviyosan git konuş' saçmalığına kısmen uydum bende.Kısmen diyorum çünkü direk gidip konuşamam ben.Şuana kadar sadece 2 kişiye seni seviyorum dedim.Birinde 10 yaşındaydım yani ordaki seni seviyorumu büyük ihtimal seninle ip atlamayı top oynamayı beslenme çantamı paylaşmayı seviyorum anlamında kullanmışımdır.İkincisi de 2 yıl önceydi ve birincisinden daha saçma nedenlere dayandığı kesin.Ha bi de ikincisini çok gereksiz birine söylemişim bunu da yeni anlıyorum.Yani sütten ağzım yanmış bunda da aynı şeyleri yaşayamam dedim.En azından kıvırma payım olur çocuk kötü bişey söylerse ''ben öyle demedim yeaa o yanlış anlamış,ben sadece hoş çocuk dedim'' diyebilrim tabi bebe ne kadarını yutarsa.Neyse arkadaşına dedim böyle böyle.Tamam ''ben ağzını ararım senin adını vermeden'' dedi.Ertesi gün geldi yanıma konuştun mu dedim.Konuşmuş.Bak bana dediklerini aynen yazıyorum buraya:
A:Bi kız var,senden hoşlanıyomuş
B:Abi bu yıl olmaz ya,malum sınav falan var,hocalarda çok sıkıyo,bu arada kız kim?
A:Biliyosun zaten Ciglipap
B:Dediğim gibi zaman ayıramam bu yıl,seneye belki

Şimdi diyalogdaki hangi saçmalıktan başlıyayım.Ben ağzını ararım diyen arkadaşımın direk adımı vermesinden mi,boş olduğu her dakika bahçede basketbol oynayan bebenin sınav bahanesinin arkasına sığınıp beni 1 yıl bekletebiliceğine inanmasından mı?

Anlıycağınız yine sapım.Ama bu o kadar koymadı yani siktir çekmeyi öğrendim artık canımı sıkan herşeye herkese.

27 Eylül 2011 Salı

Lise bir manavsa üniversite bir haldir!

    Demiş zamanında diyen kişi.Aslında bu bize sınav yılında söylenen 'son yıl aşık mı olunurmış,şimdi tut,sınavdan sonra bol bol olursun' geyiğinden pek de farklı değil.Hani üniversite hal olsa nolur sen enginarken,yine bi alıcın çıkmaz.Benimki de o hesap.Eee çoğu gitti azı kaldı.Nasıl biter bu 4 yıl diye başladığım lise hayatımın son yılına girmiş bulunmaktayım.Aslında üzülüyorum yani henüz kendimi alıştıramadım okuldan ayrılma fikrine.Hele okuldaki ilk yılımı düşündükçe daha da zorlaşıyo herşeyi ardımda bırakıp gitmek.Sahiplenme duygusu çok kötü bişey ya.Bağlanmamak gerekiyo aslında hiçkimseye,hiçbirşeye.Ama huyumuz kurusun biz insanlar engel olamıyoruz hep bişeyleri sahiplenmeye.Bende kendi kendime dedim ciglipap madem ayrılıcaksın doya doya yaşa şu lise hayatını da öyle git.Sonra da dedim lan nasıl yaşıycam ki etrafıımdaki herkes otomatiğe bağlanmış gibi soru çözüyo.Hani benim yaptığım mı garip onların ki mi diye sorarsanız bana,onlarınki.Bu kadar da abartılmaz ki.Öğrencilik hayatım boyunca hiç inek olmadım olmam da.Arada sırada açarım test kitabımı ,şöyle bi bakarım sorulara,kolay gelenleri çözerim çözemediklerimi siktir ederim devam ederim yoluma.Matematiğe kafam pek basmıyo şimdi ne yalan söyliyeyim ama illa bastırıcam diye de gece gündüz test çözmenin bi alemi yok.Neyse dediğim gibi liseden ayrılıcağım için buruğum biraz.Okulun her hangi bi köşesinden geçerken gözümde hep o noktaya ait anılar falan canlanıyo,özelliklede ismi lazım olmayan kişiyle alakalı anılar.Ona kızgınım falan ama yinede lise hayatımın en güzel senesiydi o sene.Ardından geçen her sene okul biraz daha sıkıcı hale geldi.Bu yılı saymıyorum zaten yaşamıyoruz gibi bişey.En çok yanıcağım noktalardan biri de şu liseden 1 allahın kuluyla çıkamadan ayrılıcam.Sap geldiiiim,sap gidicem.Tam bu yıl olucak galiba birinden hoşlanıyorum dedim,o da sorunlu çıktı.Sanalda konuşurken herşey güzel,espriler,muhabbetler falan okullar açıldı çocuk yüzüme bakmıyo mk.Hani utangaç falan desen bu kadar da olmaz ki kardeşim.En azından bi günaydın de.Geçen kantinde göz göze geldik dedim gülümseyeyim bari,bana bi gülümseyişi var allah seni inandırsın hani uzun zamandır görşmediğin muhabbetinin olmadığı ilkokul arkadaşınla dışarda karşılaşırsında mecburen gülümseyip geçmek zorunda kalırsın,al işte o gülümsemenin aynısı yemin ediyorum sana.O gülümsemeyi gördükten sonra etmediğim küfür kalmadı,hem kendime hem ona.Cool falan olmaya mı çalışıyo bi anlasam.Neyse işte bu iş bu yılda olmıycak bende mezuniyet balosuna sap gidicem gibime geliyor.He bide o balo mevzusu var ona da daha sonra dokunurum artık.Bu günlük bu kadar yeter,sağlıcakla kalın efenim.

12 Eylül 2011 Pazartesi

Love,can I be loved?

    Ben bu gerçek aşkı bulma işini biraz abarttım sanırım.Etrafımdaki her erkeğe potansiyel hayatımın aşkı gözüyle bakmaya başladım.Tabi bunda izlediğim filmlerinde etkisi bir hayli büyük.Alışveriş yaptıktan sonra kasada beklerken bana sırasını veren bebe için saniyesinde bir sürü senaryo yazıyorum.Şimdi elimdekiler dökülse birlikte eğilsekde toplasak,o esnada gözlerimiz buluşsa kalpler falan uçuşsa gibi.Geçen de kuzenlerle sinemaya gitmişiz.Kapıdan girer girmez ilerki masadaki çocuklar hep birlikte dönüp bize baktılar.Şaşırdım.Neyse döndük arkamızı biletlerimizi aldık,salona gitmek için yanlarından geçmek zorundayız.Bir baktım yine bakıyolar.Hani o kadar alımlıda değilim kot,t-shirt var üstümde.Oraya giden hatunların yanında baya sıradan kalıyorum yani.neyse o esnada masadan bi tanesi kalktı.Biletinizi alayım dedi.O an benim jeton düştü.Çocuklar orda çalışıyorlarmış.Verdik biletleri takip ettik.Tam yerimize geldik oturduk,benim kuzen tutturdu hadi kalk yiyecek bişiler al diye.Film başlamadan kalktım,popcornla içecek bişeyler almaya gittim.4 cola 2 de mısırı tek başıma taşıyamayacağımı anlamamla birlikte cebimden telefonumu çıkarıp kuzeni aramaya karar verdim.Kontörümde yok ödemeli aramaya çalışıyorum bide.Benim zorlandığımı gören çalışanlardan biri yanıma geldi ''Yardım edeyim isterseniz'' dedi.Ben bi iki saniye bebenin yüzüne bakıp senaryomu yazmaya başladım bile.''Çok iyi olur aslında'' dedim suratıma en sevimli gülümsememi yerleştirip.Elimdekilerin yarısını o aldı ve salona giden uzun koridora girdik.Ben yine senaryomu yazmaya devam ettim.Tam ağzımı açıp bişeyler söylmek aklıma gelmiştiki bi baktım bizim salona varmışız.Biz içeri girdik.Kuzen de anlam veremiyo kim ki bu diye mal mal bakıyo yüzüme.Çocuk elindekileri verdi bende nazikçe teşekkür ettim.Sonra döndü gitti.Film başladı ve tahmin edin türü ne? evet yine romantik komedi,en sevdiğimden.Film boyunca kendimi kızın yerine sinemacımı da çocuğun yerine koyup hayallere daldım.Film arasında kuzen beni su almaya gönderdi bende hiç itiraz etmeden yine yola koyuldum.Suyu alırken etrafıma akındım ama göremedim onu.Yine uzun koridora daldım.Bi baktım ilerde bi salonun kapısıyla uğraşıyo.Beni gördü,bende utandım kafamı öne eğip bakmamaya çalıştım.yanına yaklaştığımda bi an bakıyomu acaba deyip kafamı kaldırdığımda bana sevimli sevimli gülümseyip göz kırptııııı.Ayiiiii.Bende gülümsedim geçtim yanından.Kafama sıçayım ya.Utanıcak zamanı buldum.Başka zaman öküz gibi keserim beğendiğim bebeleri.Şansıma bak ki bu sefer bebe de beni kesti ama ben bakamadım.Filmin ikinci yarısı boyunca kendime küfrettim.Filmden çıkınca yine etrafıma bakındım ama bulamadım onu.Üstünde yaka kartı falanda yoktu ki ismine bakayım.Şimdi bekle ki bayram gelsin memlekete gidelim bende sinemaya gideyim de o bebeyi bulayım.Eğer bi romantik komedinin içinde olsaydık onunla biyerde tekrar karşılaşırdım.Ama dediğim gibi hayatın romantik filmlerdeki gibi olmadığını öğrendim ben artık.Neyse artık önümüzdeki maçlara bakıcaz.Maç dedim de milli takımın Sırplara yenilip turnuvaya veda etmeside beni ziyadesiyle üzdü şu sıralar.Tamam herkesin hatası var da onlara da bu kadar yüklenmek pek doğru gelmiyor bana.Çünkü ellerinden geleni yaptıklarnı biliyorum.Olimpiyatlara katılamasakta 2013 de özlediğimiz milli takımı görüceğimize eminim ben.